Dijital Pazarlama
“Innovation distinguishes between a leader and a follower.” Steve Jobs

Dijital Pazarlama

Son 10 yılda pazarlama dünyasında çok fazla şey değişti. Gelişen teknoloji, artan bant genişlikleri ve çoğalan mobil cihazlar, yaşama şeklimizi değiştirdiği gibi, satın alma alışkanlıklarımızı da tümüyle etkiledi. Araştırmalar Türkiye’de yaklaşık 29 milyon internet kullanıcısı olduğunu gösteriyor ve bu sayı her geçen yıl artıyor.

Dijital pazarlama TV, radyo, dergi gibi geleneksel medyadan uzak yöntemlerle, markanızı ve işinizi desteklemek ve tanıtmak amacıyla internet, mobil ve diğer interaktif platformları kullanmaktır.

Dijital Pazarlama, temelde 4 adımdan oluşuyor: Elde et(Acquire), Kazan(Convert), Ölç-Optimize et (Measure&Optimize) ve Sahip Çik, Büyüt (Retain&Grow).

Acquire: Müşteriyi web sitenize ya da satışı gercekleştirdiğiniz sayfaya çekebilmek amacıyla yapılan aktiviteler. Arama Motoru Optimizasyonu (SEO), Arama Motoru Reklamları (PPC), Email Marketing, Sosyal Medya Pazarlama(Social Media Marketing), Gelir Ortaklığı(Affiliate Marketing), İnteraktif Karşılaştırma (Interactive Comparison), Reklam Ortaklığı (Advertising Partnership), Viral Pazarlama, İçerik üretme/paylaşma, RSS, Online PR belli başlı konular.

Convert: Müşteri web sitenize geldikten sonra, hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olacak aktiviteler. Hedef her zaman satış degildir, bir blog için okunan yazıların sayısı, yazıyı beğenenlerin sayısı, kaç kişinin o yazıyı paylaştığı, kaç kişinin blogu takip etmeye başladığı gibi şeyler de olabilir. Bir gazetenin web sitesi için, kaç tane haberin okunduğu, web sitesinde geçirilen toplam süre, kişisel bir site için ise, sizinle iletişime geçmek isteyen kişi sayısı olabilir.

Kullanılabilirlik ve erişilebilirlik çalışmaları (Usability & Accessibility), Müşteri Karar Destek Mekanizmasının güçlendirilmesi (Customer Decision Support), içerik yönetimi, sitenin işe yararlılığını arttırma, satış metinlerini ikna edici yazma, kişiselleştirme, müşteri segmentlerini belirleme ve hedefleme çalışmaları (Personalisation, Segmenting, Targeting), E-posta Pazarlama (Email Marketing), ödeme seçeneklerinin çoğaltılması ve site içindeki aramanın iyileştirilmesi, bu aşamada yapılması gereken belli başlı aktivitelerden.

Measure&Optimize: Bu aşama, neyi yanlış yapıp neyi doğru yaptığınızı anlamanız ve kendinizi rakiplerinizle karşılaştırmanız açısından çok önemli. Bence tüm dijital pazarlama aktiviteleri içinde en önemli kısım burası. Çünkü eğer başarınızı ölçemiyorsanız, başarılı olduğunuzu söyleyemezsiniz. Bu aşamada öncelikle sitenizin performansını analiz etmeniz gerekiyor.

Web Analytics yazılımları kullanıp, acquire ve convert kısmında yapılan aktiviteleri değerlendirmeli, sonuçlara göre optimize edilecek yerleri belirlemelisiniz. Sitenizin başarı kriterlerini rakiplerinizin kriterleriyle karşılaştırmalısınız. (Competitor Benchmarking) Online panellerle ve anketlerle kullanıcılarınızı daha iyi anlamaya çalışmalısınız. (Online Panels and Online Surveys) Kullanılabilirlik testleri yapmalısınız. (Usability Testing)

Müşterileriniz için en iyisini bildiğiniz fikrinden bir an önce vazgeçip, a/b testlere (A/B Testing) ya da çok değişkenli testlere (Multivariate Testing ) başlamalı, aslında neyin işe yarayıp yaramadığını matematiksel olarak belirlemelisiniz. (A/B Testing, Multivariate Testing)

Retain&Grow: Bu aşama halihazırda müşteriniz olan kişileri memnun etme ve sizin daimi müşterileriniz olmaları için çalışma kısmı. İyi bir müşteri hizmetleri sunma, Email Marketing, sadakat programları (loyalty programs), dinamik fiyatlandırma stratejileri uygulama, kişiselleştirme, topluluk oluşturma ve referans programları başlatma bu alanda kullanabileceğiniz teknikler.

 

Neden Digital Marketing?

Digital marketing, televizyon ve radyo gibi alışılmış medya organlarından giderek uzaklaşan bir nesle ulaşmanın en kolay ve en doğru yoludur. İletişim, kitap okuma, alışveriş gibi günlük aktivitelerini bilgisayar veya telefon ekranlarında gerçekleştiren bir neslin online pazarlama kampanyaları ile karşılaşmaması imkansızdır. Fakat Y kuşağı belki de en zor tüketici kitlesi olduğundan ikna edilmeleri de o kadar zor olacaktır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken konular şu şekildedir:

1. Görsellere değil uzun süreli kampanyalara ve büyük etkinliklere ağırlık verilmelidir.

Teknolojiyle bu denli yakın bir ilişki içinde büyümüş Y kuşağı, istatiklere bakıldığında reklam önleyici siteleri en çok aktifleştiren kullanıcılardır. Bu nedenle alışılmış Youtube videoları veya Twitter reklamları her zaman beklenilen ilgiyi görmeyebilir. Reklam içerikli bir projede Y kuşağının ilgisini çekmenin en iyi yolu ürünü değil süreci pazarlamaktır. Örneğin, kahve satışlarını artırmak istiyorsanız kahvenin lezzetine değil kahve içerken yaşayacakları deneyime odaklanmalısınız. Aynı şekilde kampanyasını yaptığınız şirketin dış dünyayla etkileşimi, kendi alanı haricinde desteklediği etkinlikler ve isminin birlikte anıldığı organizasyonlar, üründen çok daha fazla dikkat çekecektir.

2. Popülarite Y kuşağı için çok önemlidir.

Sosyal medyada tanık oldukları dünyanın neleri ön plana çıkardığı Y kuşağı için fiyat aralığı veya kalite gibi tüketici beklentilerinden daha önemlidir. Aileleriyle kurdukları yakın ilişkilerden dolayı Y kuşağı, ait olma duygusunu en çok seven bireyleri barındırır. Bu nedenle eğer günlük hayatlarında sıklıkla karşılaştıkları markalardan biri değilseniz, Y kuşağının dikkatini çekmeniz oldukça güç olacaktır. Bunun önüne geçmenin en etkili yolu sosyal medyada ve digital platformlarda her zaman güncel kalmanız olacaktır. Y kuşağı bireyleri aynı anda birden fazla işe odaklanmaya alışıktırlar. Sizin de varlığınızı unutturmamak için aynı anda birden fazla platforma ve birden fazla projeye hakim olmanız gerekir.

3. İki tarafın da aktif olduğu bir iletişim ortamı yaratın.

Her zaman seslerinin duyulmasına ve anında cevap almaya alışık olan Y kuşağı, markalarla yaşayacağı online deneyimlerden de kendilerine benzer bir iletişim sunmasını bekler. Y kuşağını dinlediğinizi ve fikirlerine önem verdiğinizi göstermek markanızı daha ulaşılabilir ve arzulanır kılacaktır. Bunun için Y kuşağı bireylerinin oyladığı anketlerden çıkan çoğunluk oyuna göre oluşturulan ürünler veya etkinlikler düzenleyebilir ve Y kuşağı bireylerinin markanız açısından dikkate alınmaya değer olduklarını hissettirebilirsiniz. Böylece anlaşıldıklarını ve kabul edildiklerini hissederler ve markanız onlar için değiştirilmez bir isim haline gelir.

Markanıza Felsefe Katmak İstemez Misiniz?
Sizleri Bekliyoruz!